Yok artık: Kadrolu yobazlar?
Annemden gelen bir forward-mail. Normalde anneminkiler dahil forward-mail‘lere iki buçuk saniye kadar bakıp silerdim fakat bu e-postayı çok ilginç buldum. Harflerine falan dokunmadan yapıştırıyorum:
Sevgili arkadaşlarım, yaşanmış bir olayı aktarmak istiyorum.
İstanbulda annemlerin bir komşusunun kızı okulunu bitirmiş iş aramaktadır. Birileri aracı olur ve belediyelere iş yapan ve iktidar destekli bir firmaya iş görüşmesi için randevu alınır.
Bu kızımız görüşme sırasında öz geçmişini ve referansını açiklarken görüşmeci şahıs kızın sözünü keserek; bırak şimdi bunları diyerek yan tarafında yığınla duran kara çarşaflardan bir tanesini alıp kıza uzatır.
Bunun yanısıra kıza bir tane AKBİL (tren-otobüs- metro ve vapurda geçerli akıllı bilet) vererek, ’senin işin bu çarşafı giyinerek akşama kadar tren,otobüs,vapur v.s. bineceksin ve meydanlarda görüntü vereceksin’ der. Aylık 500 ytl maaş+sigorta+yemek vaadi ile işe alınacağı söylenir.
Anlayacağınız gibi kızımız işi kabul etmediği için konu bizlere kadar ulaştı.
Ben ö zellikle Üsküdar meydanında bu görüntülerin artışına anlam veremiyordum, cevabını öğrendim ve sizinle paylaşmak istedim.
Ayrıca bir gazetede çıkan yazıda türban kullanımının son dört yılda beş kat arttığı belirtiliyor.
Bence bu araştırma çarşaf konusunda yapılmalı.
Güzel günler umudumuz olmasın geleceğimiz olsun diyorum.
Ö. Oğuz TOPÇUOĞLU
Şimdi bu e-postanın, pek de zeki olmayan bir ana muhalefet partisi yanlısından çıkmış olma ihtimali yüksek, bunu biliyorum. Çünkü fikir ve hikaye öylesine absürt ki, olmasının mümkün olmadığını düşünmek istiyor insan. Fakat kara çarşafı geçtim, ben bu siyasi simgelerin artışlarını Ankara‘ya geldiğimden beri çok rahat bir şekilde gözlemleyebiliyorum.
Ankara‘ya gelmeden önce İzmit‘te bu siyasi simge kullanımı zaten yeterince artmıştı ve siyasi simgeler fena halde rahatsızlık verici bir görüntü oluşturuyordu - hala oluşturuyor. Bu yüzden Ankara‘ya yerleştiğimde bu siyasi simgelerin yokluğu beni pek hoşnut etmişti, sevinçliydim siyasi simgelerden arınmış bir şehre geçtiğim için. Fakat iktidar bir kez daha iktidar olduktan sonra nedensiz yere bu siyasi simgelerin Ankara‘da da hızla arttığını görmüş, şaşırmıştım. Bu e-posta sayesinde paranoyakça olsa da bir varsayımım olmuş oldu.
ÇOK ÖNEMLİ NOT: Başörtüsüyle siyasi simge arasındaki farkın farkındalığıyla yazdım bu yazıyı. Başını, dini gerektiriyor sandığı için örtenler kesinlikle üstlerine alınmamalı bu yazı yüzünden. Hatta bu siyasi simgeler onların da imajlarını zedeliyor. Başını, dini gerektiriyor sananlarla “Velev ki siyasi simge, suç mu şimdi bu?” diyenleri ayırt etmek, bu siyasi simgeciler yüzünden giderek zorlaşıyor. Bu yüzden başını dini gerektiriyor diye örtenler bizim gibi bu siyasi simge taraftarları tarafında yer almalı diye düşünüyorum.
Hemen ek (16.15): Bir iddia daha buldum:
Çarşaf değil ama türban için bunun gerçek olduğunu biliyorum.
Bizzat iş bulup çalışmasına olanak sağladığım biri, kapanma karşılığında maaşa bağlandı ve şu anda türban ve pardesü ile dolaşıyor. Yaklaşık 500-550 YTL maaşı teperek bu işe başladı. Kaç para aldığını bilmiyorum. Mantıken 550 YTL’den fazla olması gerekir.
Bir ek daha (16.32): Bir alıntı daha:
Yolcu indirme yeri ilk olarak Bornova idi. Elindeki çantası ile aşağıya indi tuvalete girdi o sırada bende dışarıda dolaşıyordum ki birden o sadece elleri görünen muavinin elindeki suyu bile eli eline değecek diye kabul etmeyen gözlerine kadar kara çarşafın içersinde kendini saklayan tıpkı Ninjaları andıran bayanı gördüm. Çarşaflı kadın gitmiş yerine modern görünüşlü pantolonlu tişörtlü birisi gelmişti.
N’aber? Bu yazı http://beyn.org/ adresinde yayınlandı.
Etiketler: ankara, izmit, kara çarşaf, siyasi simge, türban
